Foul-mouthed Mysterious Rapper

Evvel zaman icinde kalbur zaman icinde, develer tellal iken pireler berber iken agzibozuk ya da diger tabiriyle kUfUrBaZ Aldrin, hoop double double yaptim hoop, nam bir repci yasarmis. Gel zaman git zaman bizim bu naif Aldrin otobus yolculuklarinda cam kenari bilet bulamadigi icin optimizmi kendisine yol gosterici edinmis. Yazasim yok ya. Yolla yolla yolla.

Bana en cok ne koydu, biliyonuz mu?

Guzel baslayan gece, taksicinin acik tekel ararkenki sacmalamalariyla boka sarmaya baslamisti. Eve dondugumuzde, limon olmadigindan, portakallari sacmasapan dogradim tekilanin yanina. Nedense biralar bittikten sonra kimse tekilaya ilgi gostermedi. Bir shot ya yapilmistir ya yapilmamistir adam basi. Tekilanin biraz onaltinci sinif olmasinin da payi yok denemez bu ilgisizlikte. Portakallar tek basina yenile dururken, aramizdan japon konsolosu kardesimizi uykunun zalim kollarina teslim ettik. Ardindan herkesin bildigi istenmeyen olaylar vuku buldu.

Saat iyice gec olmustu ve yanyana oturuyorduk acik televizyonun karsisinda hic ses cikarmadan. Sonra televizyonu acik isteyip istemedigimi sorduktan sonra odasina gecti. Bana gececek oda kalmamisti. Koltukta takilacaktim. japon konsolosu’nun hunharca sizmis olmasindan cesaretle onun odasindan yastiklari caldim. Hem yatakta yatacak hem de bir de yastikla mi yatacakti? Yuh amina koyayim o kadar da degildi. Kendimi cok hakli hissederek iki yastigi kanapede ayarladim ve biraz nette takildiktan sonra bir iki saat kadar uyudum. Sabah erken cikmam gerekiyordu ve onlari son gorusum olacakti. japon konsolosu’nu uyandirdim. Onunla gorusecektik aslinda plana gore o yuzden tam vedalasmadik. Ardindan sneyl’in odasina girdim. “Amcoolu ben gidiyom.” dedim. Uyanikti, kafa salladi sadece. Baska bir sey demedi. Ben de demedim. Ciktim sonra evden.

Bir veda edemedik dogru duzgun. Iste bana en cok o koydu.