1 ayı aşkın süredir şuraya bir yazı bile eklenmemesi blog sahibinin mi yoksa biz değerli yazarların mı suçu bilemedim şimdi. Gereğinin yapılmasını arz ederim.

1860 Münihli İşadamları Derneği Basın Sözcüsü

Yrd. Doç. Dr. Japon Konsolosu

 

 

Kadrosunda kırmızı japon balığı ve bendeniz japon konsolosu gibi iki japonu barındıran bu güzide blogun Fifa Kadınlar Dünya Kupası’nda taraf olmaması ve şampiyon olan Japonya için bir kutlama mesajı yayınlamaması beni derinden etkilemiştir. İş bu nedenden ötürü bloga erişimimi 3 günlüğüne durduruyorum. Eğer 3 gün içerisinde sayın admin bu konuya bir açıklık getirmezse gerekeni yapacağımı sizlerin huzurunda açıklamaktan kıvanç tatlıtuğ.

Saygılarımla

JK

 


biraz önce kendimi aşırı şımarttım. usher’ı dinleyerek olmasa da ”tricky” dinleyip bizzat hazırladığım ”white russian”ımı yudumluyorum. içine bitter çikolata bile rendeledim lan. daha ne olsun a.d. geçenlerde de birkaç yakınıma mojito yapmıştım. barmen mi olsam lan yoksa?

 

dostum benim en büyük sorunum ne biliyo musun? kafamın kıçımdan büyük olması zannediyosan değil. sürekli geçmişle yaşamam ve geçmişle bağımı bir türlü koparmamam, daha doğrusu koparmak istememem başıma büyük işler açıyo. acıyla beslenen bi yapım olduğu için midir nedir hata yaptığımı bilmeme rağmen engellemiyorum bu huyumu. huyum kurusun. bye!

 

ama 250 kişiden bulman çok zor dedi göt onbaşının teki. kes lan dedim ve gazinoyu bağlattım. bağır lan sineyıl diye dedim telefonu açan göte. hâlâ bana diyo taburunu bilirsen daha rahat ulaşırsın. ulan dedim rütbeni bil göt lalesi, jandarma çavuşla nası konuşuyosun sen. meğersem konuştuğum korgeneralmiş. işte 3 gün oda hapsi + ağırlaştırılmamış müşerref cezası aldım.

hücreden not: bu yazıda noktalama işaretlerine önem vermedim. zira noktalama işareti olarak ”A.Q” söz öbeğini kullanıyorum 4 aydır.

hücreden not#2: bu manyağın taburunu bilen yazsın.

 

Bir gün, bir köpekbalığını bir akvaryuma koyuyorlar. Yanına da küçük bir balık. Köpekbalığı deliler gibi aç. Ama köpekbalığı ile küçük balık arasında köpekbalığının göremediği bir cam var. Köpekbalığı, küçük balığa ulaşmak için yaptığı her denemede kafasını cama vuruyor ve acı çekiyor. Uzun süren denemelerden sonra bakıyor ki her defasında başarısız oluyor, denemekten vazgeçiyor ve başarısızlığı kabulleniyor. Daha sonra, köpekbalığı ile küçük balığı akvaryuma koyanlar aradaki cam bölmeyi kaldırıyorlar. Ancak başarısızlığı kabullenen, çaresizliği öğrenen ve acıyı tadan köpekbalığı, tekrar acı çekmekten korktuğu için, her şeyden çok istediği balığa ulaşmak adına hiçbir şey yapmıyor. Arada hiçbir engel olmamasına rağmen… Aslında arada bir dış engel kalmıyor ama köpekbalığının içinde hâlâ bir engel var. Tekrar kaybeden olmaktan korktuğu için bir adım bile atamıyor.

 

gençler ben bi akseki yol ayrımına gidip geliyorum. tmm chaw!

 


öyle işte. bu da böyle bi anımdı.

 

In 1991, a psychedelic doctor went to the seaside with his glamorous girlfriend called Şirin. Then after the sunset, ”Alok the greatest” appeared in front of the tunnel. ” Is it you, bastard?” a big man yelled to the committee. Alok started laughing. At the same time; 3 girls, 4 boys and 22 hermaphrodites were chilling in an orgy party in the garden. Alok picked up the phone and dialed 911.

” Hi. How can I help you? ”
” Hello ma’am, my best friend puked to my face twice. I need help”

———–o———–

This was an excerpt from my upcoming novel. If you want to buy it in advance of the others, press 3 sarcastically and get naughty! If you enjoyed the excerpt, be sure to catch my new book.

Amen.



 

http://www.bobiler.org/dedeler_2573

© 2011 Uygunsuz Icerik Suffusion theme by Sayontan Sinha