Boyle bir espri bu da iste. Izmir’de posta gazetesinde denk gelmistim bir sabah. Hemen fotografini cektim ama ancak simdi yukleyebildim. 2011 yilinin en begenilen 74. entry’si sonucta.
Saat 04:50.. Ofiste oturuyorum. Evet, çok değişik saatlerde çalışıyorum ben. Coldplay – Amsterdam çalarken hüzünlendim. Dur bir yazı yazayım ben dedim. Heyt be ne günlerdi, ne eğlendik ha Amsterdam’da dedim. Şaka üç yana, duygulandım hakkaten. Şarkının sözlerini anlamıyorum şu an ama çok içli söylüyo şerefsiz CM. Gerçi biraz kulak verince anlaşılıyormuş sözleri. Yine de içli söylüyo köftehor. Heyt be ne günlerdi dedim. Aldım kağıt kalemi elime. Böyle yazayım dedim. Böyle daha zevkli oluyo çünkü. Bazen o kadar uzun zaman oluyor ki elime kalem almayalı. O bakımdan yazım aslında bu kadar kötü değil. Bloga yazarken buradan geçireceğimi varsayarsak bu cümleleri atlarım. Varsaymaz amca.
Şu yılbaşı gelse de kardeşlerimle görüşsem. Kardeşim nasılsınız yaaaaa?
Bye. Elim ağrıdı lan. Hemen parmağım acıdı. Orta parmağım. Kaleme değen kısmı var ya! Hah! O işte.. Anladınız siz. Sonuçta minicik ellerim var. Ulan ne prim yaptım o ellerle de! Heyt be ne günlerdi..
Hosgelmis, sefalar getirmis. Ben de iste twitter’dan gordum. Takip ettigim bir eleman 3.3 guncellemesi geldi deyince hemen ne kadar aktif olarak kullanilan yer varsa gireyim, gunceleyeyim dedim. “Yenilikci ve Ozgun Otometrik” de guncellerse iyi olur amcoolu, aklinda bulunsun. Her neyse bu kadar tiriviri yeter.

Tiriviri nedir diyen olursa diye
Biraz gorsellerle Turkiye yapalim o zaman. Ne dersiniz? Kim ne derse desin ayrilamam.
Fotograflari posta eklemek yerine duz yazi seklinde link verecegim ki zor olsun sizin icin, acmaya usenin.
Kagit –> http://bit.ly/ssu413
Dans –> http://bit.ly/spgxp8
Corba –> http://bit.ly/tXt56z
Bina –> http://bit.ly/rAEbGD
Diyet –> http://bit.ly/syzkoR
Buna gulersiniz diye umuyorum –> http://bit.ly/tX4ldb
Hadi saglicakla kalin.
“Vaaay Corvus Corax dinleyen birini bulmak ne kadar güzel” demişti genç kız. Bilmiyordu ki Last.FM radyosuna folk metal yazıp dinlediğini. “Ne sandın” demişti erkek. “Corvus’a gidek mi, tanıdık da var beleş bira içeriz” dedi genç kız. Beleş biralara karşıydı ama erkek. Sanırım beni başka bir erkekle karıştırıyor olmalı diye düşündü. Hem Last.FM’den kızla mı tanışılırmış canım hiç dedi. En son 5 sene önce bir kızla tanışmıştı oradan. Onun da sonu pek iyi bitmemişti. Hele Bi Gel diye şarkı söylemişti kız. “Ne gidecem yæ para mı var” diye gitmemişti erkek. Last.FM müzik dinlemek için güzel ama tanışmak için kötü. Last.FM’den bir sürü gözü olan bir kızla konuşmak güzel ama ağladı mı kötü. Bye.
Ne yazayim bilemedim lan. Bir seyler gondereyim istedim ama bulamadim ne gonderecegimi de. Iyisi mi gelince neler yapacaz onun bir taslagini olusturayim da uzerince daha rahat dusunur hallederiz gereken ayarlamalari.
Simdi oncelikle bir tarih olayina kesinlik getireyim. 25 Aralik – 2 Ocak diye dusundum ben Ankara’yi. Iyi dusundugum icin orada sorun olmaz. Geceye vurursak 8 gece yapar. 4/4 seklinde ayirdim bu 8 geceyi de. 4′unde birlikte takiliriz diye dusundum. Geri kalan 4′unde de Ankara’nin cesitli noktalarina ziyaretlerde bulunurum dedim. 25-28/29-1 desek, 29-1 arasini birlikte komple bir derbiye donustursek iyi olur dedim. sneyl, nbh_ amcoollarim ve japon konsolosu kankamla centilmence bir mucadele verecegimize inancim tam dedim. 29′u ogle/ikindi/bescayi vakti net piknik’te bulusuruz kisisel durumlara gore ondan sonra iste 10.30 gibi oradan cikariz. 3-4 saat nefeste oturur oradan rumelide az corba icmeye gideriz. Damardan tuzlama bittigi icin tuzlama icerim ben. Yalanlarina sokayim ya. nbh_ ezogelin/mercimek icer, sneyl iskembe icer japon konsolosu ne icer bilemedim. Ortaya bursa kokorecle tandir soylenir. Neyse bunu da yaklasik 45 dakikada tamamlariz oldu mu saat 2.45? Simdi bana kalsa ben aspava’ya gidelim derim ama siz daha yeni yedik yuh ad diyeceginiz icin aramizda ufak bir surtusme yasanir. 3-4 bira icecek bir yer bulup karnimizi biraz daha aciktirdiktan sonra artik essek degilseniz sorgusuz sualsiz aspavaya gider soslu soganlimizi yeriz. 5 falan olur herhalde saat. Oradan da artik japon konsolosu’nun evine geceriz. Adamsa misafir eder bizi.
30′u uyaninca bloody mary ve cig kofteyle kahvaltimizi yaptiktan sonra biraz bilgisayar basinda takiliriz mal gibi. Rennie’mi icerim ben bu arada. Ondan sonra el paso’ya gidilir. Bu arada belki el paso’ya isi yoksa EE de gelir. 9′a kadar falan orada takilip bitince bir guitar hero ardindan da burger king yapar, nbh_ amcoolumuza bizi bir yerlere goturmesini soyleriz. O da IF’e gidek madem diye ayak yapar. Gene surtusmeler yasanir aramizda bu saatte nereye gitcez olum ya diye ve sonuc olarak cig kofte ve biramizi alir eve doner gene bilgisayar basina geceriz. Bu sefer sneyl’e gectigimizi dusundum. 3.30 civarlarinda tantunimizi soyleriz bol limonlu zaten biralar da bitmis olur. Yedikten sonra da yatar uyuruz.
Geldik mi 31′ine? Simdi nbh_ amcoolum bakacak etrafi kolacan edecek guzel bir sey bulursa disari cikariz yok bulamazsa evde soframizi kurariz diye dusundum. Sofrayi kurmak icin ihtiyac duyulan liste blogun arsivinden bulunabilir aiousdfsdf. Bir tek dayi lazim iste kizartma icin ama baliktan yana kullanmayiz tercihimizi. Kirmizi et seceriz ben kizartarim sorun yok rahat olun. Neyse bu madde deneysel daha.
1′inde de adam gibi bir kahvalti (mum cafe ioausdfh) yapmaya cikariz. Net piknik’e gideriz gene dedim son olarak onumuzdeki yil icin yani kendi adima. Ondan sonra da ilk geceye benzer bir planla devam ederiz. O gece de bitince ben zaten 2′sinde eve donerim bir sonraki sene gorusmek dilegiyle.
Var mi bir ekleme cikarma yapacaginiz yer?
Gozume carpan hatalar;
Hardal, tursu ve pizza kelimeleri yazi icinde gecmedi ama bunlar hep gizli ayrintilar olarak cesitli mekanlarda duruyo. O yuzden rahat olunsun.
Bir kız bir alfabe yazmıştı bana eskiden. Birkaç sene önce falan. Nasıl olduğunu anlatmicam ama çok uzun şimdi. Uğraşamam hiç. Ballı limonlu çay güzel oluyor deneyebilirsiniz. Onun dışında da bir şey yok açıkçası. Bu gece içerim ben. Belki o zaman yazarım uzunca. Reader da birikmiş çokça. O da okunmuyor ne zamandır. Sadece skhizein başlığını takip ediyorum. En sevdiğim. Bye.
Sakız adı olanından. Bi’ kız olsa, o sakızı çok sevse.
Aşk…Love is…
kağıtlarından bir tanesini çok sevse özellikle.
Sonra ben gidip bir sürü şıpsevdi kutusu alsam,
O’nun yanına gitsem,
Birlikte bütün sakızları açsak,
O’nun o çok sevdiği kağıdı bulana kadar.
Güzel olmaz mıydı?
Olurdu bence.
Oldu.
Lisedeyken bir tane t-shirt yaptırmıştım. Red Hot Chili Peppers tişörtü. Önünde RHCP logosu, logonun içinde bir tane biber.. Arkasında da “WE ARE THE RED HOTS” yazıyordu. Kızılay’da yürüyorum bir gün. Karanfil’in oradan geçiyorum. Bir tane kız önümde durdu. “Ya bu tişörtü nerden aldın?” dedi. “Kendim yaptım, Red Hot Chili Peppers.” dedim artist bir şekilde. “Hadi yaaa. Evet biliyorum Red Hot Chili Peppers olduğunu o yüzden sordum ama çok güzel olmuş ya. ” dedi. “Kendim yaptım.” dedim yine. Sonra gitti. Halbuki şu an aşık olabileceğim bir profili tamamlıyordu o kız. Red Hot Chili Peppers seviyordu belli ki. Bir daha nerde bir kız yolumu kesecek de yaa tişörtün çok güzelmiş RHCP bu dicek. Yok öyle bir şey.
15 gün önce falan kot pantolon almaya gittim. Beğenemiyorum kolay kolay. Neyse bir tane beğendim. Beli falan tam oldu ancak paçası uzun biraz. Yani “biraz” derken, kısalttırsam mı yoksa böyle de idare eder mi lan acaba arasında gidip geliyorum. Geldi bizim oğlan. Ya bu zaten polipitilen kumaş olduğundan oturunca diz tarafından çeker paçası tam olur dedi. Haa tamam o zaman dedim aldım ben. 15 gündür giyiyorum ben bunu, oturup kalkıyorum da. Hiç öyle bir şey olmadı. Sonra düşündüm, aynı kotu başkası giymiş olsa, paçaları ona kısa gelse, bu oğlan yine gelip şey derdi.. Bunun kumaşı piliepiliktik olduğundan bu giydikçe esner, paçalar tam kıvama gelir. Haa tamam o zaman diyip alırdı o başkası da.
RHCP ile başladık RHCP ile bitirelim. Ekşi Sözlük’te de yazdım, (nickimi isteyen bulsun lan hadi bakalım) bu adamlar seneye Türkiye’ye gelmezse Paris konserlerine gideceğim. Kendi kendime söz verdim. Sonisphere 2012’ye gelecekler dedikodusu var. Bence bunlar gelmesin. Foo Fighters gelsin. Onlar da aradan çıkar. Coldplay de gelecekmiş İstanbul’a diyollar. Haa tamam o zaman diyip inanırım ben de. Polinom kumaş sonuçta bu.
Bayadır yazmıyormuşum bloga. Yeni farkettim desem yalan olur. Baya da yazmam zaten.
Hadi bay.
Hala yazacak havamda değilim.
O yüzden Teyze yazıyorum.
Bu da ikinci paylaşım olsun hadi.
